22 Eylül 2009 Salı

Deliler

Deliler her yerde,
Dilleri dışarda.
Olmaya çalışıyorlar aklı başında.
Kim gerçekten mutlu onlar dışında?

22 Nisan 2009 Çarşamba

İşteler

Neyi kanıtlıyordu bu?
hiç bir şeyi.

ne yalanı sever evren
ne alet olanları
bir küçük çocuğu sahiplenir hayat
ve büyütür.
sözünde durur bir serseri
ve hayat anlamını bulur.
namusuna sarılır bir fahişe
ellerinden kayıp giderken meydan okur
bir gece merhametinde
soğuk gövdesinde kaybolur.
işte olan budur
ispatıdır...
doğrudur.

buna katlanamaz ihtiras
yüzyüze gelene kadar bekler sinsice
başı belli bir hikayede
mutsuz bir sonun içe batışıyla rahatlar.
gereği yoksa bir daha
ve bir daha davranır bizden hızlı.
oyunlarında kimin rolü daha bağımlı çaresizliğe
seçer en umutluyu
ve yıkar.
işte budur.
dosdoğrudur.

körkütük sarhoş olur bir dilenci
huzur dilenir umutsuzca
sessiz selametinde
kırılgan bir emirde
ve bazen de derin bir uykuda ölür.
yüreğinde bir miras götürür
koskoca.
kıskanılmaya görsün gözü
en ağırdan görür zulmü.
işte bunadır
buradadır.

bitişe alıştırır acımasızlar
yalanlarda hiç de pişmanlık yokmuş gibi
yüzü geriye dönük ağlayan
saklayan.
örer başına bir musibet
ve bir ömür oyalar.
saklar.
Hiç eksilmeyenin kalbi var onda
evrenin ruhunda sızlayan
ve kanayan derinden.
bir bükümlük duygu kıvrımını alır
gider.
işte
her şey böyle biter.

22 Mart 2009 Pazar

Yaktım ki gemileri...

Evet,vazgeçiyorum.
Burada bir yol yok ve ben bunu 22 yaşımda farkettiğim için kendimi inanılmaz şanslı hissediyorum.Yıkımların çoğunun,vakit kayıplarından oluştuğunu biliyorum.
Gitmek yapılabilecek en geri dönülmez hareket olabilir,Amerika bir cehennem olabilir belki benim için ama zaten aklımdaki son şey bir hayaller ülkesine gittiğimdir.
Kopmuş hissediyorum artık kendimi,bir hayatı geride bırakmış ve yenisi için nadasa yatmış gibiyim.Tam bir Tabula Rasa'yım.Boş zihnimde kimse tutunamıyor ve olaylar anlamsız bir şekilde.Tarifsiz ve gereksizler.
Anlatılanları dinlemek daha cazip,insanların bitmek bilmez dertleri umurumda değil ama dinliyorum.Araya girmek zahmetinde bile bulunmuyorum.Eski insanlarımla paylaşacaklarım artık cidden yok.Sadece yok.

14 Mart 2009 Cumartesi

Yalnızlık Sonbaharımın Mavisi

Gönlünüzde bir yerdir o.
Bu uyarıyla lanetlendiniz ve hayat muhtaç size yine de.
Uzaktan görmek yetmez
Yakınlar hasret yüzünüze.
Siz gidenler!
Ne de soğuk birer izsiniz şimdi
Tozlu ellerimizde.
İsimsiz-siniz belleklerimizde.
Zamanın azizliği unutturmak,
Yoksa nasıl tutardık aklımızı beynimizde?
Geçmek süresi uzuncana.
Kör kalabalık,
Sağır çığırtkanlar ve gözleriniz.
Bir yitirişi çağrıştırır dudaklara,
Heceletir diliniz.
Ne de üzgün bir son umuttur o...(?)
Bekleyişin her tonunda hüzün vardır sayenizde.
Siz yitenler!
Toprakta yer buldunuz sadece.
Uyuyun,
Yeryüzünde bulamadığınız o keskin cesaretle.
Çöküşte sonlar bir,
Terkedişlerde yollar kaybolmaz
Geri dönüşler tescillidir.
Üzgün tokatlarla savrulmuş yüzünüzü silip yeniden,
Yine başlamaktır tek temennimiz.
Gökyüzüne haykırılmış her rüya alınyazınla soğur.
Dünya bizimle büyür en sonunda
Elbet gününü görür.
Sizin elinizdeki sonla yoğrulmuştur yalnızlık.
Payımızda hep çok
Bunun adı insafsızlık.
Aynı duygusuna saplanmış kaldırımdaki uykumuz,
Biçime girmeden dövülmüş ruhumuz.
Uyumsuzuz!
Ey terkedenler!
Gitmişliğiniz bir değişkendir bedenlerde
Kabul ettik
Ama saflığımız en derinde
Değişmemekte ısrar ettik.
Kabuslarınızı alın ve gidin kabuslarımızdan.
Huzursuz anlarımız ve duygusuz boğulmalarımızdan.
Çırpınıştaki sesimiz ve çaresizliğimizden.
Siz gidenler!
Gözümüze sokulmuş ilgisizliğinizle kaybolun şimdi!
Yolunuz ateşten,
Nefesiniz topraktan geçsin;
Umudunuz yarım,
Yalanlarınız güzel olsun.

13 Mart 2009 Cuma

Bir Acı Anı ve Meçhul Bir Gece İçmesi

görmedin değil mi beni?
davranmaya hazır hallerimden bile uzak görmediniz mi?
kadehlere doymuş zeminleri içtiğimi görmezler mi?
nasıl da acıyor içimde kurbanı verilmemiş bu lanet
kıvılcımları bile parlamadan son veriyor gövdeme her gece
bir yenisi her gece
ve her gece en yenisinde umut arayarak devam ediyorum
gecelerim hiç görülmez mi?
nasıl da yalnızdır krallığı olmayan bir prens
içtenliğini yitirmiş adamlarda kalmış sessizliğim
her gece beynimde canlanan kesik minarelerde zamanımı yitirmeye
ağlamaktan şişmiş gözlerime okyanusların da gözyaşı olduğunu hatırlatmaya başlıyorum
bu acı anında verilmemiş sözlerinizin hepsini gururla,
karanlık şefkatimle,
yenilenememiş zaferlerimle anımsayarak
sabretmek kadar zorunu başararak.
bekleyenlerden misiniz
buyrun gelin
buyrun
hepinize selamlar
hiç birinizden almayarak
vermeyen şefkatiniz kadar yakınsınız bana
bu gece kadar soğuk ve anlamsızsınız rüyalarıma
rüyalarımı hiç görmediniz mi?
size rüyalar anlatılsın
bana masallar yalanlansın,
kıpkırmızı her kabusuma masmavi lekeler bulaşsın.
yollara vurulmuşsa ne olmuş ki kahpeler,
siz hiç mi kahpe olmadınız?

Gün

Bazen değil
Bir çoğunda saklı kalmış bir takım hayallere takılı
Sözünü edesim bile gelmez
Düğümlenmeden gecenin ayazı bile
Gidecek bir köşe bulurum düşlerimde.
Gözlerim havanın kirli bir bulutunda ıslanır
Ve sindiremediğim bir bavul hüznünde aklım kalır.
Sesleri boğar kalabalığı
Bizim anlaşılmayan bir çok şarkımız anlamsız oluverir.
Bizden çıkıp bana gelen elleri de tek başına yüreğim sahiplenir.
Sabah uyanmaların anlamı yokolunca
Düşününce
Ve her bir gerçek kendine uyunca
Solunca umutlar
Bazen değil
Her zaman içine gömülüverir şarkılar.

8 Mart 2009 Pazar

Sona Geldi

gecenin ortalık yerinde kahkaham
gülüyorum
ve artık geçiyorum.
hiç bir pişmanlığımın sevilmediği geleceğimden
göreceksin ki...
sana el sallıyorum.
kırık bir parça boğazında
nefret edilecek kadar çirkin o
ve yanında bitiyor yine de en güzel çiçekler.
tohumunda zehir bulunmuş kara çiçekler.
kara oluyor mu çiçekler diye soruyorsun
oluyor işte.
yanılıyor insan bir saniyeliğine
ve gövde veriyor kahpe bir kötülük.
bu gece kahkaham tam
ve gür.
yankısı kulaklarına gelecek
ve sen bunun yanlış olduğunu göreceksin.
olduğun yerde titreyecek
sevmediğini,
sevemediğini bileceksin.
Hiç gitmediğin sahil kenarında sakin
lanetinle yalnız başına
sünepe bir evde tek
soğuk bedenin.
benim gözlerim rengarenk
parlak bir yolda sapasağlam.
devam edilebilecekler için dualarımda yaratılış
küstüğünde sözlerine tekrar başlamak
ve herşeyim basit
seninse karmakarışık.